üçlemeler

4 Nisan 2011 Pazartesi
bu aralar blogu baya bi ihmal ettim ..gayet farkındayım ... ama gel gör ki tadım yok ... hayati bi durummu var ... hayır... yaşıyorum işte hasbelkader ... evet bazı şeyler ters gitti .. devamda ediyor ..dibe vurunca yukarı çıkacam .. o ana kadarda her zaman kullandığım ve bana iyi geldiğine inandığım yöntemi uyguluyorum... kendimi kendimle başbaşa bırakmıyorum ve film izliyorum ... herkese öneririm ... kendi hayatınla başedemiyosan hemen başka bir hayata göz atarak zamanı geçirebilirsin ... neler seyrettiğimi burda zikretmeye kalkmayacam panik olmayın ... gayet tembel bi kişiliğim .. aralarında çok süper olanlarda yok değil hani ama az önce sonuncu bölümünü izlediğim ve henüz tadı damağımda iken gelip burda bahsetmek istediğim iki adet üçleme film var ... az önce sonuncusunu izlediğim ilk üçleme ...
Stieg Larsson'un çok satan Millenium serisi romanlarından sinemaya uyarlanan üçleme ... ben okumadım ... hatta kitap ilk çıktığındada kapağını çok itici bulup bestseller bana uymaz tribiyle sırtımı dönüp uzaklaştım ... okusaydım belki karşılaştırma yapabilcekttim size ama ne önemi var filme bayıldım ... ben böyle aykırı bir tip görmedim ... hayat insana istediği oyunu oynatıyor ... haklı sebepleri var hatunun ama gözlerimi alamadım üç bölümdede .... stiline bayıldım ... film bir isveç filmi olması nedeniyle hep hayalini kurduğum ,tasarım sitelerini hergün hatmettiğimi tarz yaratma konusunda beğendiğim kuzey ülkelerinin başında gelen bu ülkenin soğuk , ürkütücü yüzünüde göstermesi ayrı bir olay tabi ... çok bişey anlatmayayımda siz izleyin ... 
gelelim geçen hafta izlediğim diğer üçlemeye ... sıradan bir gerilim filmi olarak başladım seyretmeye ... beklentim belliydi işte ... kafadarlar yola çıkıyor ..başlarını durduk yere belaya sokuyolar küçük bir dikkatsizlik ya da burnunun dikine gitme macerası ... en olmadık en sessiz mekana girecekler.... ya telefonlarının sarjı biter ya ya bir türlü çekmez ... vs vs ..bi ton klişe durum ... norveçten çıkan bu üçlemedede az buçuk bu dediklerim oluyo ama görüntü açısından ne yapıp etmişler öyle açılar seçmişler ki hooopppp bile bile lades ... gerim gerim geriliyosun ... sürükledikçe sürüklüyor...  üçünüde aynı gecede izledim .... gerilmek isteyenlere öneririm ..herhal tek bu gerilimden hoşnut manyak ben olmasam diye düşünüyorum ...şimdilik benden bu kadar ..... kalınız sağlıcakla ...

4 yorum:

Nihan SARI dedi ki...

Tatlı kutupcum,senin için herşey iyi olur,yolunda gider umarım.

lady dedi ki...

ben de merak ediyordum seni.. sabret kutupayusum.. zaman iyileştiricek, o üzen şey herneyse..

Meral Erdoğan dedi ki...

kutupcanim, carcabuk girer umarim her sey yoluna. operim seni...

Çavlan dedi ki...

ben de şu ara millenium üçlemesini izliyorum, daha 2'deyim, biraz sindirmeyi bekliyorum 3 için. kitapları da duruyor öyle ama aynen kapakları o kadar itici ki, kendimi zorlayıp biraz başlayayım dedim ama türkçe çevirisi de çok kötü geldi... artık filmler bitince dayanamayıp okurum herhalde.

fritt vilt'lerse süper tavsiye oldu, hemen bu akşam 1 ve 2'yi izliyorum :)

Yorum Gönder