baykuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baykuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vitrin
19 Şubat 2012 Pazarminerva nın baykuşları
12 Şubat 2012 Pazarkarlandık
31 Ocak 2012 Salı
istanbul kar altında... tüm gün işyerinde durumu pek anlamasamda eve servisin kayma maceralarıyla gelince anladım ki durum vahim .. hele ki trakya ya bu kadar yakınken... allah sokakta kalanlara yardım etsin deyip eve geldim ,şükrettim halime ama dışarıda oynayan çocukların sesini duyunca dayanamayıp kıyafetleri kuşanıp çıktım dışarı ...
bir de yanıma baykuşlarımı aldım ... onlarda istanbul'un kar kaplı haliyle tanışmalı dimi ama. .. her sene istanbul'a bu kadar kar nasip olmuyor ...hem foto da çekerim bi taş bisürü kuş yığınla kar... sonuç mu! sağ işaret parmağımı bikaç kare çektikten sonra hissetmemeye başladım ...sonrasında çok büyük yanma ve acı ... eve geldim gözlerim dolu,büyük bir telaşla... neyseki parmaklar işlevselliğini kazandı da şimdi postu yazabiliyorum ... gerçekten son bilmem kaç yılın en soğuk günü demişlerdi de inanmamıştım ... galiba doğru :) herzaman savunurum deneme-yanılma en doğru yöntemdir... süper öğretici oluyo... inanmıyosanız deneyin :)
bir de yanıma baykuşlarımı aldım ... onlarda istanbul'un kar kaplı haliyle tanışmalı dimi ama. .. her sene istanbul'a bu kadar kar nasip olmuyor ...hem foto da çekerim bi taş bisürü kuş yığınla kar... sonuç mu! sağ işaret parmağımı bikaç kare çektikten sonra hissetmemeye başladım ...sonrasında çok büyük yanma ve acı ... eve geldim gözlerim dolu,büyük bir telaşla... neyseki parmaklar işlevselliğini kazandı da şimdi postu yazabiliyorum ... gerçekten son bilmem kaç yılın en soğuk günü demişlerdi de inanmamıştım ... galiba doğru :) herzaman savunurum deneme-yanılma en doğru yöntemdir... süper öğretici oluyo... inanmıyosanız deneyin :)
minerva nın baykuşları
25 Ocak 2012 Çarşambaedabellaa
25 Aralık 2011 Pazarbu güzellikler benim ...
yılbaşını bahane etti , beni sevindirdi ...
yeni yılda seni sevindirsin edabellaa
♥
anne sütlacı
11 Aralık 2011 Pazar
sizinde bildiğiniz üzere benimle mutfak arasında süregelen ilişki ömrümün son döneminde başlamış olup gayet inişli çıkışlı devam etmektedir ... ben bu süreçte biçok kez annemi arayıp tarif almaya yeltensemde telefonda pek başarıya erişememiş olup beraber girişdiğimiz ve daha çok benim seyirci olarak eşlik ettiğim işlerdede anladığım şudur ki annemden tarif almam imkansızdır... çünkü herşey göz kararı el ayarı ... çorba yapıyor ve evde ne varsa mesela şimdi şunu ekliyorum deyip bi ölçü birimine maruz kalmadan tencereye parçalayıp yolluyo üzerinede tencereye kapağı ile su koyuyor... varsa aranızda bir delikanlı bu çorbayı aynı kıvamda aynı lezzette bi yapsında içelim ...
bigün canım tatlı çekti dedimde annem kalktı bana sütlaç yaptı anında hemde ölçü ile ..nasıl yaw ...inanamadım ... dedim anne yazıyorum ben bu ölçüleri ... eve geldim bi heves yaptım sütlacı ... meğer pirinç çay bardağı ileymiş ben su bardağı ile koymuşum hafif pilav gibi oldu ama ben böle çok severim deyip bigüzel yedim ...ahahaha hem dikkatsiz hem kendi yalanlarıma anında inanan bi kişiliğim ... tabi sonraki günler anneye çaktırmadan laf arasında ağız aranıp kafaya dank etme suretiyle anlaşılır ki olay çay bardağı imiş ... işte o günden beri üşenmem nerdeyse her tatlı krizimde kalkar anneden garanti tarifli sütlacımı yaparım ... bugun gene tatlı krizim tuttu ... dedim bide fırınlayayım bakayım ...nolacak ... sıcak sıcak mideye indirdim valla bir şölen ... soğumasına izin verirsem onuda denemiş olacam .... gelelim tarife:
1 çay bardağı pirinç
1 bardak su
1lt süt (ben diyet sütle yaptım )
7 kaşık tepeleme şeker
1 kaşık tepeleme nişaşta
suda pirinçleri pişiriyoruz .pilav kıvamına gelince sütü boşaltıyoruz.kaynayınca 7 kaşık şekeri ilave ediyoruz .tabi hep karıştırmaya devam ... baktın fokurduyo nişastayı bi kasede suyla çözdürüp birazda sıcak sütlacın sütünden alıp kaynaştırıp tencereye yavaş yavaş döküyoruz ... biraz daha fokurdayınca kaselere servis ediyoruz ... ben biraz soğumasını bekledikten sonra (bugun ilk defa denedim gerçi )su dolu bir kapta kaseleri tekrar fırına koyup sadece üstünü 180 derece ısıtarak bi 10-15 dk daha pişirdim ...sonuç: anne sütlacı gibisi yok ...
bigün canım tatlı çekti dedimde annem kalktı bana sütlaç yaptı anında hemde ölçü ile ..nasıl yaw ...inanamadım ... dedim anne yazıyorum ben bu ölçüleri ... eve geldim bi heves yaptım sütlacı ... meğer pirinç çay bardağı ileymiş ben su bardağı ile koymuşum hafif pilav gibi oldu ama ben böle çok severim deyip bigüzel yedim ...ahahaha hem dikkatsiz hem kendi yalanlarıma anında inanan bi kişiliğim ... tabi sonraki günler anneye çaktırmadan laf arasında ağız aranıp kafaya dank etme suretiyle anlaşılır ki olay çay bardağı imiş ... işte o günden beri üşenmem nerdeyse her tatlı krizimde kalkar anneden garanti tarifli sütlacımı yaparım ... bugun gene tatlı krizim tuttu ... dedim bide fırınlayayım bakayım ...nolacak ... sıcak sıcak mideye indirdim valla bir şölen ... soğumasına izin verirsem onuda denemiş olacam .... gelelim tarife:
1 çay bardağı pirinç
1 bardak su
1lt süt (ben diyet sütle yaptım )
7 kaşık tepeleme şeker
1 kaşık tepeleme nişaşta
suda pirinçleri pişiriyoruz .pilav kıvamına gelince sütü boşaltıyoruz.kaynayınca 7 kaşık şekeri ilave ediyoruz .tabi hep karıştırmaya devam ... baktın fokurduyo nişastayı bi kasede suyla çözdürüp birazda sıcak sütlacın sütünden alıp kaynaştırıp tencereye yavaş yavaş döküyoruz ... biraz daha fokurdayınca kaselere servis ediyoruz ... ben biraz soğumasını bekledikten sonra (bugun ilk defa denedim gerçi )su dolu bir kapta kaseleri tekrar fırına koyup sadece üstünü 180 derece ısıtarak bi 10-15 dk daha pişirdim ...sonuç: anne sütlacı gibisi yok ...
minerva nın baykuşları
24 Eylül 2011 CumartesiBaykuşlar bilir:
"Her şey birbiriyle bağlantılıdır
Her şey bir yere gider
Hiçbirşey sonsuz değildir
Son sözü doğa söyler"
"Her şey birbiriyle bağlantılıdır
Her şey bir yere gider
Hiçbirşey sonsuz değildir
Son sözü doğa söyler"
(E. Callenbach, Ekoloji; Bir Cep Rehberi, 2010, İstanbul: Sinek Sekiz)
minerva nın baykuşları
14 Şubat 2011 Pazartesiminerva nın baykuşları
8 Şubat 2011 Salıminerva nın baykuşları
26 Ocak 2011 Çarşamba
herşey nasıl başladı hiçbir fikrim yok ... ama açık bir kapı varmış onlar benim hayatıma girmiş ben onların hayatına burnumu sokmuşum gibi bişeyler işte... hem nedensizde sevilir... hem nedensiz şekilde sevgi abarabilir .. köpürebilir... bir yastık olarak açığa çıkabilir... bir an bir heyecanla çizilip başlandı ... tek gecede işlendi ... anne ellerine teslim edilip yastık şeklini aldı ... :))
minerva nın baykuşları
9 Ocak 2011 Pazar
çoookkkk uzaklardan .... kuzeyden evime geldi bu baykuş ... ışıklar içinde karşıladım kendisini ... umarım yeni evinin gönlünede ferah hisler getirir... ve 2011... güzellikler getir...
tıklayalım pilissss....
tıklayalım pilissss....
minerva nın baykuşları
5 Ocak 2011 Çarşambahayırlı bayramlar
9 Eylül 2010 Perşembe
sabah gayet keyifle uyanmış öküzler gibi kahvaltı yapıp (abartmıyorum bir öküz kahvaltıda ne kadar yiyebiliyorsa nerdeyse o kadar yedim)malaklar gibi yayılmış uzanırken zil çaldı ...beklenmedik zil çalma olayı o kadar nadir rastlanan bir olayki kutupayusuyla birbirimize bakıp bu hangi munasebetsiz yaw şimdi diye sessiz ve derinden düşünürken doğru nan bugün bayram çoluk çocuk neyin olmasın deyip kapıya yöneldik ...baktım delükten ...delük gerçekten faydalıymış arada kullanınca insan deliğün farkına varıp ayrı bir mutlu oluyor ...bi sürü afacan didişip duruyor ... galiba kapı açıldığında en önde durmanında hiyararşik bir durumu var ... onlar dididşe dursunlar ben tamam çocuklar kapıyı açacam diye seslenip içeri dönüp para varmı dedim ...para yok ... ee bu kadar çocuk kapıya dayanmışken napcaz ...resmen gafil avlanma buna deniyo... mutfaktaki kutupayusuna dedim mecbur ganimetlerimizi paylaşacaz...ne var elimizde...mevcut çikolata gofretler ne varsa getir... kapıyı açtım ve çocuklara ne varsa verdim ... anında bir kargaşa çıktı ... ben pek bulaşmadan konu komşuya afişe olmadan kapıyı kapattım ve delikten bakmak suretiyle olayı gözlemledim ...resmen hırr çıktı ... eyvah eyvah .... yaw geçen sene bu çocuklardan 3 tanesi böyle şeker toplama derdine ortadan kaybolmadımı ... ben zaten paranoyak bir kişiliğim çocuğum olsa evde şekerle boğar genede böyle kapı kapı gezmesine izin veremem ama ne bilem çocukların bu aktivitesini paranormal olarak buluyorum felan diye dırdırlanırken kapı gene çaldı ... baktım 3 adet velet.. ikisi ikiz eğer ben çift görmüyosam ve elde ganimet yok ... geliyorum diye seslenip dolabı biraz karıştırdıktan sonra makarnayla pirinç arasına sıkışmış bir rulokat paketi buldum...ee napalım kısmetlerine... açtım kapıyı ... dedim çocuklar payedeceksiniz... ikizlerden birinin uzanan eline bıraktım pakedi... çocuk bi bana baktı bi pakete, dönüp ikizine oha dedi.... bi süre öle kalakaldılar.... ve ben kapıyı kapatmamla puahı saldım .... budur abi...ben olsam aynı tepkiyi verirdim ... sevdim bu doli kardeşleri... daha fazla çocukla haşırneşir olup bünyeyi bulandırmadan evi terketsem daha iyi olur düşüncesindeyim....işte bu da böyle bir bayram sabahı kargaşası...bu arada recam; benim ganimetlerim bu çocuklara feda olsun ama bir garip dünyadayız, nolur onların böyle bir başlarına dolaşmalarına izin vermeyiniz...
haaa bu arada fotodaki kurabiyeleri gecenin kör bir saatinde yaptım ...tarifi ahanda şurada tıktık... tek kusuru sayısının az çıkması ...bir daha iki kat ölçü tutmakta fayda var diyorum ... herkese iyi bayramlar ...
haaa bu arada fotodaki kurabiyeleri gecenin kör bir saatinde yaptım ...tarifi ahanda şurada tıktık... tek kusuru sayısının az çıkması ...bir daha iki kat ölçü tutmakta fayda var diyorum ... herkese iyi bayramlar ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















