pisi aşkına
26 Ocak 2013 Cumartesibu sefer bloga alıp başımı gelmedim ... heran pisi bloguna dönebilecek bi hissiyatla savaş halinde geri döndüm ... çünkü ve çünkü hayatıma,kalbime,evime ve kucağıma bir pisi giriş yaptı...öylesine tatlı,öylesine şapşal,öylesine sersem bi varlık ki evde bırakıp işe gitmekte zorlanıyorum ... çarşamba akşamı tanışmış olmamıza ragmen hızlı bi bağlılık evresine giriş yaptık... pisili hayat ne süpermiş yarebbel alemin ... şu an tüm pisili evlerin bendeki yeri level olarak yer değiştirmiş bulunuyolar... bakalım daha neler neler olacak... kedi canına senin :)
Upside Down
30 Aralık 2012 Pazar
hazır bugun bloga bişeyler yazıyorken az önce izlediğim filmi de paylaşayım istedim ...
romantik bilim kurgu diyecem sizde yok artık diyecekseniz...
paralel evrenlerde yaşanan bi aşk hikayesi ..
kirsten dunst örümcek adamla tepetaklak öpüşerek hafızalara kazınmıştı anlaşılan alışkanlık yaptı yine tepetaklak öpüşüyor...zaten film boyunca hunhanca öpüşüyor...öpüşüyor....
buyrun fragman
romantik bilim kurgu diyecem sizde yok artık diyecekseniz...
paralel evrenlerde yaşanan bi aşk hikayesi ..
kirsten dunst örümcek adamla tepetaklak öpüşerek hafızalara kazınmıştı anlaşılan alışkanlık yaptı yine tepetaklak öpüşüyor...zaten film boyunca hunhanca öpüşüyor...öpüşüyor....
buyrun fragman
yılbaşı bahane,hediyeler şahane :)
Bana bu keyfi,mutluluğu,sevinci yaşattığınız için binlerce teşekkürler kızlar :)
iyi ki varsınız :)
iyi ki sizleri bulmuşum,iyi ki bloger olmuşuz :)
yeni yılda buluşup,görüşüp keyif yapma dileğimle kocaman öpüyorum sizleri :)
saçma ama gerçek
23 Aralık 2012 Pazarmalum migrenli bi hayatım vardı .(-di'li geçmiş zaman kullandım... vay be!!!)
bu durum o kadar saçma sapan bir hal aldı ki neredeyse günde 1-2 kez kriz sonucu kusmaya başlamıştım... (hatta kan geliyordu) ama insan alışan bi varlık..böyle de yuvarlanıp gidiyordum..
bayramdan önceydi galiba maaile toplandığımız bi gün kuzen dediki: benim arkadaşım bir refleksoloji uzmanına gitti...bende ona eşlik ediyordum sordum kuzenim bu noktaya vardı migrende??? uzman garanti geçer demiş... nasıl yaw!!!
aile baskısıyla bayramdan sonra uzmana gittim ... bi ton soru sordu ve ayakaltından çalışmaya başladı... söylediğine göre karaciğerim yediklerimi dengeleyemiyormuş!!! 12 seans haftada 2 kere refleksoloji uygulanacak ve içinde süt ile un olan hiçbir şeyi bir ömür yememem gerekiyormuş... artı soslar ve nişasta... kafamda kocaman bir soru işareti ile oradan çıktım .4 gün sonra ikinci kez gitmem gerekiyordu... açıkcası hiç aklıma yatmadı bu iş....düşününce içinde un ve süt olmayan neredeyse sebze ve et dışında hiçbişey yok... daha neler öleyim bari oldum ....
bu dört gün içinde genede uzmanın sözünden çıkmadım .... onun yasak koyduğu hiç bir gıdayı yemedim ... ve bu günler içinde hiç kriz yaşamadım ve hiç kusmadım :)
ikinci gittiğimde peki hiç un ve süt almassa bu bünye ne hale gelir dedim ... hiç bişey olmaz dedi... vucudum tüm enerjisini bunlarla mücadele için harcıyormuş...senin için çöp dedi :(
dün 6.seansa gittim... ağrılar neredeyse yarıya indi :) ve bu yasak lisesine bir de yeni ödevler eklendi... yemeği en az 25 dk da bitireceksin ve çok çiğneyeceksin .... yaklaşık 5 dakikada dünyaları yiyen ben için nasıl zor bir durum anlatamam..dünden beri dakika tutuyorum max 20 dakikayı yakaladım ... onda da yemekten soğudum.... tüm bu yasak-ödev listeleri beni ne kadar hayattan soğutsa da allahım başım ağrımıyor :)
çok çok seviniyorum yeni kafama ve bir o kadar da mutsuzum ....
iş yerinde çalışırken,yolda giderken,kafayı yastığa koyduğumda ,tv ye bakarken,kitap okurken gözümün önüne profiterol,tiremusu geliyor .... onlar gidiyor börekler ,pastalar geliyor,onlar gidiyor mantılar makarnalar pizzalar.... ne sevsem yasak listesinde....
bir gün annemin yaptıgı asureyi yedim ..içinde nişasta varmış ve bana yasak oldugunu öle öğrendim, ölüyordum krizden....şimdi gel cesaretin varsa del yasağı ....kek kalıbımla bakışıp duruyorum :(
önümde 6 seans daha var... haydi hayırlısı ....
bu konuda bilginiz ,deneyiminiz,öneriniz, duyduğunuz herhangi bişey varsa paylaşımlara açığım...
hadi kalın sağlıcakla
hastalıkta da bir hayır varmış!!!
7 Kasım 2012 Çarşamba
hu huuuuuuu
selam ahali
en son ne zaman buraya uğramıştım hatırlayamıyorum bile... artık ne kadar olmuşsa arayüz bile değişmiş blog dünyasında ... aklım buralardaydı gene ama bin türlü bahaneyle bitürlü yeni bi sayfa açıp bişey yazamadım...hatta biara kapatsam mı dedim ama burada tanıdığım blogdaşlarımı kaybetmeyi de göze alamadım... hala buluşacaz :) bayramda geçti...ama bence buluşcaz :)
neler mi oldu bu dönemde...
aslında pek bişey olmadı
iki gündür hastayım..yarın inşallah işe gidecem... işe harcamadan evde biriktirdiğim iki dirhem enerjimin birini bloguma adamayı tercih ettim.... kızdım kendime... bu blogla bisürü yeni hayatlardan ,başka yaşamlardan,güzel insanlardan haberdar oldum...bintürlü bişeyler öğrendim... bazı haberleri ilk blogladan duydum...ne zaman bişeylere kırılsam,sinirlensem blog beni rahatlattı... şimdi niye bu tavır!!!
amacımız paylaşımsa eğer bende bi ton bişey birikti aslında
mesela işyerinde balkonda gördüğüm leylek sürüsü galiba işe yaradı... bisürü biyerler gördüm hepsini detaylı bi şekilde aslında anlatmak isterim ama galiba herşeyden kısa özet geçesim var gene ...kıskıs
*yıllar önce brugge isimli bir film izleyip allahım nasıl bir yer burası masal gibi keşke gidebilsem dediğim şehre gittiğime hala inanamıyorum!!!bu masalın varmışıyım :)
*gittiğim tatiller içinde bazıları gerçekten tekrar edilesi oluyor...bunlardan biride kalkan tatili herhal ...(hatta hep orada yaşamak istedim) tatili keyifli kılan başka bişey kaldığımız otel oldu.. aklınızda bulunsun rotayı kalkana çevirecek seniz derim ki patara prince kalınabilecek şahane bir seçenek... hiç görmediğim çiçek türlerini orada gördüm :)
*deli gibi film izlemeye devam ediyorum...galiba hiçbir türü ayırmadan herşeyi izleme kapasitem var ... sadece savaş filmlerini artık eskisi gibi izleyemiyorum bu da bi gerçek ...aklıma ilk gelen filmler neymiş sıralamak izliyorum ve ısrar ediyorum ..izleyin pişman olmayacaksınız ;
perfect sense : gerçekten günlerce etkisinden çıkamadım..hala biçok şeyde aklıma geliyor
hysteria : hala aklıma geldikçe gülüyorum :)
le concert : keyifli bir zaman dilimi sunuyor ..
moonrise kingdom : anlatması zor ama görselleri inanılmaz..ben konusu da sevdim ...
ruby sparks : şapşahane bi konusu var :) ipucu bile vermeyecem...
total recall: hafıza sen büyük nimetsin dedirten ileri bir çağda geçen bu filmi ekşıncılara öneririm
* kitap konusuna gelince eskiye göre sanki bu yıl daha verimli bir yıl olarak geçiyor gibime geldi şahsım adına... bu da insanlardan daha uzaklaştığım anlamına da geliyor olabilir pek tabi ki :) okuduklarım içinde en sevdiklerime gelince;
1q84 : benle aynı dönem kitaba sevgili blogger serrose da başlamıştı .. baya bi keyifli oldu ... sonra bi arkadaşıma gaz verdim bende .. böylelikle hem okuyup hem paylaştık..kitap bittiğinde ayrılmak istemedim kitaptan ,okuduğum en keyifli okuma halleri idi :)
serenad : okumayan kalmasın dedim bende okudum...keşke daha önce okusaymışım...içiçe harmanlanmış süper bir hikayeydi...
mondrian gibi resim yapan hırsız : aslında bu bir seri kitapmış...ben sadece birini okumuş oldum... çok keyifliydi..keşke tüm serisini bulabilsem .. dünyalar benim olur herhal :)
intihar dükkanı : süper bi kafa.. bi solukta okudum ..sonra filmini izledim ... kesinlikle öneririm ..şahane :)
yedinci gün : her karakterin şahsına munhasır betimlemeleri beni benden aldı...kurguda süpermiş... şimdi ihsan oktay anar ın başka kitaplarını da okumak için can atıyorum ...
*benim gibi fotoğraf manyağı bir insanın eline verilen telefonda içinde instagram denen bi nane var dersen napar! otu boku çeker :P hayattan keyif aldığım ,dondurmak istediğim anları cebimde taşıyor olmaktan mesudum... ben gene ortalardan kaybolursam beni oralarda bulmak mümkündür effem ...bi tık
*elimde 5 makara roll film 2 adet 36lık negatifle merak içinde yaşıyorum ... neler çektiğimi bile unuttum... hala lomography nin linkine tıklayıp ,fotolara bakıp,salyalar saçıyorum ... bir cumartesi artık eminönüne gitsem diyorumm...
*önümüz kış.. tiyatro mevsimi...umarım en azından bir iki oyun izleme fırsatı bulurum ... daha doğrusu bu fırsatı yaratıp giderim... ve aklıma gelmişken şu an birsürü serginin yanında istanbul da ilki düzenlenen tasarım bianalini kaçırmayın derim ...
şimdilik benden bu kadar ... şeytanın bacağını kırdım gibime geliyor
ohhhhhhhh.....
hadi kalın sağlıcakla :)
selam ahali
en son ne zaman buraya uğramıştım hatırlayamıyorum bile... artık ne kadar olmuşsa arayüz bile değişmiş blog dünyasında ... aklım buralardaydı gene ama bin türlü bahaneyle bitürlü yeni bi sayfa açıp bişey yazamadım...hatta biara kapatsam mı dedim ama burada tanıdığım blogdaşlarımı kaybetmeyi de göze alamadım... hala buluşacaz :) bayramda geçti...ama bence buluşcaz :)
neler mi oldu bu dönemde...
aslında pek bişey olmadı
iki gündür hastayım..yarın inşallah işe gidecem... işe harcamadan evde biriktirdiğim iki dirhem enerjimin birini bloguma adamayı tercih ettim.... kızdım kendime... bu blogla bisürü yeni hayatlardan ,başka yaşamlardan,güzel insanlardan haberdar oldum...bintürlü bişeyler öğrendim... bazı haberleri ilk blogladan duydum...ne zaman bişeylere kırılsam,sinirlensem blog beni rahatlattı... şimdi niye bu tavır!!!
amacımız paylaşımsa eğer bende bi ton bişey birikti aslında
mesela işyerinde balkonda gördüğüm leylek sürüsü galiba işe yaradı... bisürü biyerler gördüm hepsini detaylı bi şekilde aslında anlatmak isterim ama galiba herşeyden kısa özet geçesim var gene ...kıskıs
*yıllar önce brugge isimli bir film izleyip allahım nasıl bir yer burası masal gibi keşke gidebilsem dediğim şehre gittiğime hala inanamıyorum!!!bu masalın varmışıyım :)
*gittiğim tatiller içinde bazıları gerçekten tekrar edilesi oluyor...bunlardan biride kalkan tatili herhal ...(hatta hep orada yaşamak istedim) tatili keyifli kılan başka bişey kaldığımız otel oldu.. aklınızda bulunsun rotayı kalkana çevirecek seniz derim ki patara prince kalınabilecek şahane bir seçenek... hiç görmediğim çiçek türlerini orada gördüm :)
*deli gibi film izlemeye devam ediyorum...galiba hiçbir türü ayırmadan herşeyi izleme kapasitem var ... sadece savaş filmlerini artık eskisi gibi izleyemiyorum bu da bi gerçek ...aklıma ilk gelen filmler neymiş sıralamak izliyorum ve ısrar ediyorum ..izleyin pişman olmayacaksınız ;
perfect sense : gerçekten günlerce etkisinden çıkamadım..hala biçok şeyde aklıma geliyor
hysteria : hala aklıma geldikçe gülüyorum :)
le concert : keyifli bir zaman dilimi sunuyor ..
moonrise kingdom : anlatması zor ama görselleri inanılmaz..ben konusu da sevdim ...
ruby sparks : şapşahane bi konusu var :) ipucu bile vermeyecem...
total recall: hafıza sen büyük nimetsin dedirten ileri bir çağda geçen bu filmi ekşıncılara öneririm
* kitap konusuna gelince eskiye göre sanki bu yıl daha verimli bir yıl olarak geçiyor gibime geldi şahsım adına... bu da insanlardan daha uzaklaştığım anlamına da geliyor olabilir pek tabi ki :) okuduklarım içinde en sevdiklerime gelince;
1q84 : benle aynı dönem kitaba sevgili blogger serrose da başlamıştı .. baya bi keyifli oldu ... sonra bi arkadaşıma gaz verdim bende .. böylelikle hem okuyup hem paylaştık..kitap bittiğinde ayrılmak istemedim kitaptan ,okuduğum en keyifli okuma halleri idi :)
serenad : okumayan kalmasın dedim bende okudum...keşke daha önce okusaymışım...içiçe harmanlanmış süper bir hikayeydi...
mondrian gibi resim yapan hırsız : aslında bu bir seri kitapmış...ben sadece birini okumuş oldum... çok keyifliydi..keşke tüm serisini bulabilsem .. dünyalar benim olur herhal :)
intihar dükkanı : süper bi kafa.. bi solukta okudum ..sonra filmini izledim ... kesinlikle öneririm ..şahane :)
yedinci gün : her karakterin şahsına munhasır betimlemeleri beni benden aldı...kurguda süpermiş... şimdi ihsan oktay anar ın başka kitaplarını da okumak için can atıyorum ...
*benim gibi fotoğraf manyağı bir insanın eline verilen telefonda içinde instagram denen bi nane var dersen napar! otu boku çeker :P hayattan keyif aldığım ,dondurmak istediğim anları cebimde taşıyor olmaktan mesudum... ben gene ortalardan kaybolursam beni oralarda bulmak mümkündür effem ...bi tık
*elimde 5 makara roll film 2 adet 36lık negatifle merak içinde yaşıyorum ... neler çektiğimi bile unuttum... hala lomography nin linkine tıklayıp ,fotolara bakıp,salyalar saçıyorum ... bir cumartesi artık eminönüne gitsem diyorumm...
*önümüz kış.. tiyatro mevsimi...umarım en azından bir iki oyun izleme fırsatı bulurum ... daha doğrusu bu fırsatı yaratıp giderim... ve aklıma gelmişken şu an birsürü serginin yanında istanbul da ilki düzenlenen tasarım bianalini kaçırmayın derim ...
şimdilik benden bu kadar ... şeytanın bacağını kırdım gibime geliyor
ohhhhhhhh.....
hadi kalın sağlıcakla :)
:)
2 Eylül 2012 Pazar
iş yerinde her zamanki gibi durumlar... rutinimin zirvesindeyim... pat masaya bir kargo birakıldı... o da ne ... içi supriz dolu ... şu hediyelerin şaheneliğine bakar mısınız :) tabi eve gelene kadar bin kere daha bakmak istedim ... suratımda kocaman bir gülümsemeyle akşamı zor ettim ..eve gelir gelmezde yaptım kahvemi hediyelerimi seyre daldım... tekrar takrar çok çok çok teşekkür ederim eda-seda kardeşler.... sizi ve didişmelerinizi seviyorum ...
az önce misafirlerimi ugurladım ,dvd mi aldım,şimdi keyif zamanı ... ikinizede kocaman mcuks
36
29 Temmuz 2012 Pazargeldik bir 29 temmuz etkinliğine daha ...
tastamam bugun 35i bitirmiş ve 36nın ilk gununden harcamaya başlamış durumdayım...
şu yıla kadar hatta bu sabaha kadar hep sevinçle uyanmışımdır doğumgünlerime ...
bu sabah 36yı garipseyerek ve biraz şaşkın bir duygu haliyle uyandım...
35 de iyi idi ... kulağa hoş geliyodu ... şiirler felan yazılmıştı şerefine...
ama 36 bana pek yabancı geldi ...
neyse
gün ilerledikçe ve ganimetler arttıkça eeee sevenler de aradıkça biraz daha iyi hissettim kendimi!
görecek güzel gunler , mutlu anlar biriktirmek dileğim...
:)
işte o anlardan bir örnek ; fotoğrafta görmüş olduğunuz el yapımı baykuşlu defter ve baykuşlu bileklik pek kıymetli muhteşem banucumdan ... banu sultan binlerce teşekkür :)
not:fincan mı!o da hediye :)
bence ben çok şanslıyım :)
lomomatrix
28 Temmuz 2012 Cumartesi
vay arkadaş
dönüşüm çok matrixvari oldu ... yeminnen ...
şöyle ki ; gecen hafta kaldırdık koca totolarımızı lomo aşkına deyip lomomatrix eylemine katılalım dedik ... güzel geçeceğini zaten düşünüyodum bi o kadarda eğlendik ...
çok şahane insanlarla tanıştık ... hemi de blogger .... bakınız şekil1 ve şekil 2...
öle gülmeceli zıplamalı bol ekşınlı kayıtlara gecen bir eylem oldu ... işte kayıtlar
dönüşüm çok matrixvari oldu ... yeminnen ...
şöyle ki ; gecen hafta kaldırdık koca totolarımızı lomo aşkına deyip lomomatrix eylemine katılalım dedik ... güzel geçeceğini zaten düşünüyodum bi o kadarda eğlendik ...
çok şahane insanlarla tanıştık ... hemi de blogger .... bakınız şekil1 ve şekil 2...
öle gülmeceli zıplamalı bol ekşınlı kayıtlara gecen bir eylem oldu ... işte kayıtlar
bonzai
25 Haziran 2012 Pazartesi
haftasonu tesadüfen alıp hemen okuduğum kitabı boyutundan daha fazla sevdiğimi farkettim ... az önce acaba tek seven benmiyim diye nette bakarken öğrendim ki 13.istanbul film festivalinde gösterimdeymiş... şimdi filmini de izlemek istiyorum galiba... sizin de aklınızda bulunsun ...izleyen veya okuyan varsa beri gelsin :)
bu pazar
17 Haziran 2012 Pazarselam pazar kuzuları bu şarkı sizlere
bu film de sevgili pariseda ya gelsin : )
tüm baba adaylarının ve babaların babalar günü kutlu olsun ....
yola devam
31 Mayıs 2012 Perşembe
selam millet :)
evet hala buralardayım ... arada hayat bi zorluyo ... o sıkıntılar geçince rehavet çöküyo... bi iniş bi çıkış... bi yol ayrımı bi karar anı ... genel hayat işte.... tam geri döndüm mü bloga bilemiyorum ... kısmet ... ama hala sizleri takip etmeye elimden geldiğince devam ediyorum ... bu da yeni takıntı şarkım ... buyrun beraber takılalım : )
evet hala buralardayım ... arada hayat bi zorluyo ... o sıkıntılar geçince rehavet çöküyo... bi iniş bi çıkış... bi yol ayrımı bi karar anı ... genel hayat işte.... tam geri döndüm mü bloga bilemiyorum ... kısmet ... ama hala sizleri takip etmeye elimden geldiğince devam ediyorum ... bu da yeni takıntı şarkım ... buyrun beraber takılalım : )
mim
25 Mart 2012 Pazar
kardeş blog pariseda beni mimlemiş (edabellaa nın kardeşi benimde kardeşim sayılır ) bana sorular kazık gibi geldi ama neyse... mim mimdir ... kolları bi sıvayayım ...
1- Kendini seviyor musun ?
kendimle ilişkim biraz karışık ...bazen bayılıyorum kendime bazende yok ol kurtul diyorum ... genelde iki farklı uçurum arasında gelip geçiyor ömrüm ...
2- Yapmaktan hoşlandığın şeyler?
genelde tembellik yapmayı severim ...yattığım yerden herşeyin tam da istediğim gibi olduğunun hayallerini kurup sırıtmaya bayılırım ... yattığım yerden film izlemeyi ,kahve içmeyi,kitap okumayı çok severim ... bazende bi garip enerji patlaması yaşarım ... sokak sokak dolanıp yeni yerler keşmeyi ,fotoğraf çekmeyi de ayrı bi severim ....
3- Hedeflerin nelerdir?
hayat naparsan yap bi süre sonra çok sıkıcı oluyo... tek hedefim sıkılmamak diyebilirim ...
4-Nefret ettiğin şeyler?
ohooooooooooooooo... soruya gel ... şimdi yazmaya başlıyorum umarım hanfendi çizgimden çıkmam..
sabahın 8inde işyerinde beni görüp ölü gibi görünüyosun diyen amacını anlayamadığım tiplerden
ortada hiç bi sebep yokken sen kilomu aldın ,hamile misin, uykusuz musun göz altların çökmüş,makyaj yapsan daha iyi görünürsün,aslında topuklu ayakkabı giysen daha şık olursun,aaa neden yüzük takmıyosun ,çocuk yapmayı düşünmüyomusun,saçlarınımı boyattın ,aslında fön çektirince güzel oluyosun ,hastamısın diye soran hasta ruhlu insanlardan
tali yoldan anayola çıkıpta bir türlü gaza basmayan uyuzlardan
her dakka malı mülkü ,eğitimi,öz geçmişiyle övünen yaratıklardan
durduk yere çocuğunun boy boy fotolarını mail atanlardan
yüzünde gülümseme gözünde ışıkla karşımda beni küçümseyen cümleler kuran çarpık ağızlardan
iş yerlerinde canım , bitanem ,aşkım ,bebeğim gibi kelimeler kullanan yapmacık budalalardan
hayvanları ,çiçekleri ,doğayı sevmeyenlerden
bana dokunmayan yılan binyaşasıncılık yapan koyun kafalılardan
çocuklarını yarışatına çevirenlerden,çocuklarını döven annelerden,çocuklarını başkalarının çocuklarıyla karşılaştıranlardan
şehirde yaşamayı bilmeyen ama şehrin göbeğinde oturup ayakkabısını kapı önüne bırakanlardan, çamaşırlarını balkondan sarkıtanlardan,çöplerini çöp kovasına atamayanlardan, otoparkta arabaları aralıklı saçma sapan parkedenlerden
toplu taşımada kokan ,iten,sapıtan ,yükse sesle konuşanlardan
zengin koca budalalarından ,güzellikle kafayı bozmuşlardan,luks ev alınca sınıf atladığını zannedenlerden ,yalancılardan,sırtımdan vuranlardan,dedikoduculardan ,ikiyüzlülerden,egosu şişiklerden ,samimiyetsizlerden ,cimrilerden ,serdar ortaç,sibel can ,ajda pekkan sevenlerden hiç haz etmem deyip bu sorunun cevabını sollandırsam iyi olacak ....
5- İlham aldığın kişiler?
düşündümde net bir isim bulamadım ... ama içimden annem demek geliyor :)
6 - Favori şarkıların , filmlerin , kitapların nelerdir ?
bu tür soruların cevapları hapasa değişiyor bende ... galiba ihtiyaca yönelik değiştiriyorum ...
7- Birisinin yazdığı ölüm notunu bulmuş olsaydın ne yapardın ? Ölmeden önce yazdığı . Bir deftere de yazmış olabilir kendi adını ve notunu ?
okurdum
8- Kendini tek cümleyle anlatabilir misin?
ama pariseda ... bu soru kazık ... boş bırakayımda notumu kır sen benim ....
bu mim de bitti .... pariseda ya teşekkür eder cevaplamak isteyenlere mim tüm sorularıyla devredilir ...
hadi kalın sağlıcakla : )
1- Kendini seviyor musun ?
kendimle ilişkim biraz karışık ...bazen bayılıyorum kendime bazende yok ol kurtul diyorum ... genelde iki farklı uçurum arasında gelip geçiyor ömrüm ...
2- Yapmaktan hoşlandığın şeyler?
genelde tembellik yapmayı severim ...yattığım yerden herşeyin tam da istediğim gibi olduğunun hayallerini kurup sırıtmaya bayılırım ... yattığım yerden film izlemeyi ,kahve içmeyi,kitap okumayı çok severim ... bazende bi garip enerji patlaması yaşarım ... sokak sokak dolanıp yeni yerler keşmeyi ,fotoğraf çekmeyi de ayrı bi severim ....
3- Hedeflerin nelerdir?
hayat naparsan yap bi süre sonra çok sıkıcı oluyo... tek hedefim sıkılmamak diyebilirim ...
4-Nefret ettiğin şeyler?
ohooooooooooooooo... soruya gel ... şimdi yazmaya başlıyorum umarım hanfendi çizgimden çıkmam..
sabahın 8inde işyerinde beni görüp ölü gibi görünüyosun diyen amacını anlayamadığım tiplerden
ortada hiç bi sebep yokken sen kilomu aldın ,hamile misin, uykusuz musun göz altların çökmüş,makyaj yapsan daha iyi görünürsün,aslında topuklu ayakkabı giysen daha şık olursun,aaa neden yüzük takmıyosun ,çocuk yapmayı düşünmüyomusun,saçlarınımı boyattın ,aslında fön çektirince güzel oluyosun ,hastamısın diye soran hasta ruhlu insanlardan
tali yoldan anayola çıkıpta bir türlü gaza basmayan uyuzlardan
her dakka malı mülkü ,eğitimi,öz geçmişiyle övünen yaratıklardan
durduk yere çocuğunun boy boy fotolarını mail atanlardan
yüzünde gülümseme gözünde ışıkla karşımda beni küçümseyen cümleler kuran çarpık ağızlardan
iş yerlerinde canım , bitanem ,aşkım ,bebeğim gibi kelimeler kullanan yapmacık budalalardan
hayvanları ,çiçekleri ,doğayı sevmeyenlerden
bana dokunmayan yılan binyaşasıncılık yapan koyun kafalılardan
çocuklarını yarışatına çevirenlerden,çocuklarını döven annelerden,çocuklarını başkalarının çocuklarıyla karşılaştıranlardan
şehirde yaşamayı bilmeyen ama şehrin göbeğinde oturup ayakkabısını kapı önüne bırakanlardan, çamaşırlarını balkondan sarkıtanlardan,çöplerini çöp kovasına atamayanlardan, otoparkta arabaları aralıklı saçma sapan parkedenlerden
toplu taşımada kokan ,iten,sapıtan ,yükse sesle konuşanlardan
zengin koca budalalarından ,güzellikle kafayı bozmuşlardan,luks ev alınca sınıf atladığını zannedenlerden ,yalancılardan,sırtımdan vuranlardan,dedikoduculardan ,ikiyüzlülerden,egosu şişiklerden ,samimiyetsizlerden ,cimrilerden ,serdar ortaç,sibel can ,ajda pekkan sevenlerden hiç haz etmem deyip bu sorunun cevabını sollandırsam iyi olacak ....
5- İlham aldığın kişiler?
düşündümde net bir isim bulamadım ... ama içimden annem demek geliyor :)
6 - Favori şarkıların , filmlerin , kitapların nelerdir ?
bu tür soruların cevapları hapasa değişiyor bende ... galiba ihtiyaca yönelik değiştiriyorum ...
7- Birisinin yazdığı ölüm notunu bulmuş olsaydın ne yapardın ? Ölmeden önce yazdığı . Bir deftere de yazmış olabilir kendi adını ve notunu ?
okurdum
8- Kendini tek cümleyle anlatabilir misin?
ama pariseda ... bu soru kazık ... boş bırakayımda notumu kır sen benim ....
bu mim de bitti .... pariseda ya teşekkür eder cevaplamak isteyenlere mim tüm sorularıyla devredilir ...
hadi kalın sağlıcakla : )
yeğen
20 Mart 2012 Salı-anne sen hasta olduğun günler arabayı ben kullanabilirim ...
-nasıl olacak o!
-tüm kuralları biliyorum ... gaz-fren ...kullanabilirim ...
(burada ben devreye giriyorum )
-peki boyun yetişecek mi ?
-eeeeee koltuğumu ön koltuğa koyacam
-peki ayağın gaza frene nasıl yetişecek
sessizlik..................
(babası devreye girer)
-sen en iyisi gaz pedalına taş koy
-ama baba kırmızı ışık arabalara yeşil ışık yayalara yanınca nolacak ...
?!
bu problemi çözdüğü an yollarda yeğenim .... istanbul bekle yetişecek :P
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










