dikkat!.. mide bulandırıcı bir yazı ...

7 Haziran 2010 Pazartesi
ben bu hayatı alttan aldıkça o üzerime çıkıyo...en son kafam buna bastı hamdolsun ... olayı en baştan almayayım diyorum ama içimde yara olmuş hepsi ...ben öyle aman efendim şunu yemeyeyim bu pistir şimdi şundada yeni yetme hatunlar  gibi problem çıkarmayayım diyorum,  aman bunun suyundan koymayın içinden maydonozları ayıklayın hem üzeride çok kızarmış olsun diye garsonları baymıyorum hemde en olmadık şeyler başıma geliyo işte o an feci kıl oluyorum ... halbuki ben sokaktan pilav üstü nohut yemiş insanım .. midye dolmaları hüp hüp sömürürüm .. kokereçe bayılırım ...şerbetli tatlılarla aram iyi olmasada nerde el arabasında satılan kerane tatlısı görsem yada lokma tatlısı boş geçmem tadına bakarım ....o denli rahatımdır...ama hangi pilavda taş var hangisi yemekte kıl var hepsi gelir beni bulur....
yıllar önce şimdi bilemiyorum hangi yıl ...açlığına dayanamayan ben patron kişisiyle milanoya gidiyoruz bilmemne fuarına...ben açım gecenin bir vakti uyanıp yollara düşmüşüz uçakta bişeyler verdiler tek gözümle iki tıkınayım diyorum ...patron diyoki aman ha...karnını böyle boş şeylerle doldurma müthiş güzel bir sandwich dükkanı var ..orada ziyafet verecem sana...mümkün değil lokma alamıyorum önümdekilerden ..resmen fare gibi didiklemeye çalışıyorum ...neyse indik uçaktan taksiydi oteldi ....benim baş zonkluyo zaten ...bulduk meşhur dükkanı ...nasıl güzelmiş dükkan ..öyle bir vitrin görmedim ben hayatımda..envai çeşit sandwich var mis gibi ekmek kokuyo felan ...kuyruk kapılardan taşmış... sıra bana geldi hemen malzemeyi saydım sarışın uzun saçlı fıstığa... elimizde sandwichler sokağı dönerken ben ilk lokmayı ısırdım...lokma uzuyo ...sarı saç nerdeyse yarım metra uzadı...patronla gözgöze ,ağzımda lokma, kollar ilerde...napsam ki.... sövsemmi.. kahırlansammı .. kaderime razımı olsam ...bildiğin fiyasko ....
yine bigün ..rahmetli annanemin yaşlılıktan muzdarip olduğu dönemler....annem gitmiş yemek yapmaya bende iş dönüşü aç bişekilde uğradım.....annem dedi çorba yaptım şu pirinçle yapılan ne çorbası yaw neyse ondan işte....annem çorbayı ısıtıyor bende başında laklak ediyorum ....bir baktım üzerinde siyah noktalar dedim iri çekilmiş karabiber mi  ne olaki bu ..bir eğildim tencereye bi sürü böcü dönüp dolanıyo suyun üstünde rezil vaziyette..anne bu ne... pirinçler böcülenmiş herhal ...annem dedi bilmem ben teyzen ayıkladı pirinçleri ben pişirdim sadece...ben ayıklamadığımdan yakınları takmadım ...anne at bu çorbayıda annanem içtimi ...evet .... hatta teyzende evine bir tabak götürdü....hemen teyzemi  aradım oh maşallah içmiş bile çorbayı ...ilk defa oh yırttım dedim ....
başka bir gün ...gencim o zamanlar...üniversiteye hazırlanıyorum ...rituelimde kursun altındaki kuruyemişciden  kücük kesekağıdına kuru üzüm alıp, ders başlayana kadar mideye gömmek ....gene almışım kesekağıdını koymuşum cebe hapasa yiyorum ...bir arkadaş geldi yanıma üzüm istermisin dedim ..uzattım kesekağıdı ...hatun aldı bir avuç ve çığlık...içinde hamamböceği varmış.. ölü....hadi canım ...nasıl olur dedim ...kesekağıdını sıraya boca ettim ki bi tanede ordan çıktı...üzüntü ve muzkabuğu.... kusmaktan midem çıktı ...ogün derse felan giremedim ..resmen herif kariyerimle oynadı yaw.....
gene bambaşka bi gün daha....sevgiliyle yeni yeni gezip tozmalardayız...ben ömrümde hergece donmuş pizza yiyeceğimi kestiremediğim günlerdeyim..girmişiz gayet janjanlı bir pizzacıya vermişiz siparişi ben dilimleri yuvarlıyorum ...son dilimi bıcakla kestim ..o an farkettim... tırtılın yarısı bir dilimde yarısı diğerinde kaldı ...garsona dedim ne iş ...hayvanlı haşeratlı bir dilim karışmış buraya...aaa... pardon ... tek iyi yanı hesabı ödememiş olmamızdı ....ha bi de benim onu farketmem.....
gene bambaşka bir gün ...iş yerinde öğlen yemekhaneye çıktım ...zaten oldum olası sevmem yemekhane yemeğini belki bir çorba felan içerim ...ya da içerdim diyeyim ...o gün zeytinyağlı biber dolması varmış...çok ta severim ...dolmalarda gözüme ışıl ışıl göründü...en büyüğünü seçip servis eden ablaya dedimki bunu verirmisin bana...abla  aldı  dolmayı benim tabağa uzatacak o da ne....altından resmen kumsalda güneşlene gayet keyifli sırt üstü yatmış karafatma çıktı...evet sonra yemek firması değiştirildi ama ben o firmada yaklaşık iki yıl öğlen yemeği yemedim bir daha....
gelelim bu en son market alışverişime... bir türlü bunun paket halini yapmıyolar yada bana denk gelmedi bilemiyorum ...çaresiz  marketin kuruyemiş satan bölüme gidip iki kepçe çekirdekli siyah kuruüzüm istedim ..adam ilk kepçeyi daldırdı bir kelebek uçtu ...dedim ki adama kelebek çıktı içinden ..yuvası felan olmasın bu kelebeğin..dedi abla burda kelebek çok normal ..olur öyle... almasammı lannnn felan diyorum kendime..adam o arada paket yaptı verdi elime üzümleri ama market sepetine atamıyorum bir türlü elimde kaldı poşet ...öyle bir tur attım ..son bir poşete baktım ...içinde tırtıl dolanıyor... la havle demek bunlar büyüyünce kelebek oluyo ... 
sebepsiz mutlu uyandığım günlere sebep içimde uçuşan kelebekler hissiyatı ...noluyo kardeşim ...
öyyykkk   möyykkk...

6 yorum:

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Zaman zaman benim de içimde uçuşan kelebeklerin nedeni bu tırtıllar olmasın sakın?:)Olsun, ben razıyım:))

Burcu dedi ki...

uppss ama sende pek şansızmışsın bu konularda yazık sana yaaa :))

NzN dedi ki...

seni de hiçbiri es geçmemiş maşallah!! benim fas'ta sokak satıcısından deli gibi yemişliğim vardır hiiç böyle maceralarım yok. midemde kelebekler de uçmuyor zaten...

özge dedi ki...

tam yemek öncesi keşke kesekağıdından böcek çıktı kısmını okumasa mıydım diyorum :)

Nihan SARI, Illustrations. dedi ki...

beni yemeğe davet etmezsen sevinirim.:))))))))
sakın etme tamam mı nütfen:)

cecilia dedi ki...

offf olamaz bu ne öğle yemeği yiyemicem sanırım :(

Yorum Gönder